Hukuki HaberlerHukuk, yargı ve mevzuat gündemi
RSS ile takip etYeni haberler akış okuyucunuzda
Yargıtay

Yargıtay: Aydınlatılmış Onamın İspat Yükü Hekim ve Hastanededir

HaberHukuki Haberler Editörlüğü1 dk okuma
Yargıtay: Aydınlatılmış Onamın İspat Yükü Hekim ve Hastanededir
Fotoğraf: Tyler Frew MD / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ameliyat sırasında bağırsağı delinen hastanın açtığı tazminat davasında, hastanın riskler konusunda bilgilendirildiğini ve geçerli onamının alındığını ispat yükünün hekime ve hastaneye ait olduğunu belirterek davayı reddeden kararları bozdu.

Daire'nin 9 Mart 2026 tarihli ve 2025/531 Esas, 2026/1285 Karar sayılı kararına konu olayda, davacı 12 Eylül 2015'te ameliyat edildi. Operasyon sırasında fistül duvarı yaklaşık 2,5 santimetre delindi. Davacı, hekimlerin kusurlu olduğunu ve zamanında müdahale edilmediğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istedi.

Davalı hekimlerin savunması

Davalı hekimlerden biri kusuru diğerine yükledi. Diğer hekim ise ameliyatın planlanmasında yer almadığını, ameliyathaneye acil olarak çağrıldığını, bağırsaktaki delinmeyi acil müdahaleyle onardığını ve riskleri önceden anlattığını savundu; varsayılan rızaya dayandı. İlk derece mahkemesi, tıbbi bir usulsüzlük bulunmadığını belirten Adli Tıp ve bilirkişi raporlarına ve onam formunu saklama yükümlülüğünün hekimlerde değil hastanede olduğu görüşüne dayanarak davayı reddetti; istinaf da kararı onadı.

"Hekimlere ispat imkânı tanınmalıydı"

Yargıtay, uyuşmazlığın vekâlet sözleşmesinden doğan özen borcunun ihlal edilip edilmediğine ilişkin olduğunu vurguladı. Kararda, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 70. maddesi ve Hekimlik Meslek Etiği Kuralları'nın 26. maddesi uyarınca aydınlatılmış onamın ispat yükünün hekim veya hastanede olduğu hatırlatıldı. Tanık beyanlarının ameliyatın plansız yapıldığını gösterdiğine dikkat çeken Daire, ilk derece mahkemesinin onam formunun hastanede saklanacağı gerekçesiyle yetinmesini yerinde bulmadı; davalılara hastayı bilgilendirdiklerini ispat imkânı tanınarak karar verilmesi gerektiğini belirtti.

Karar, tıbbi müdahalenin teknik olarak doğru yapılmasının tek başına yeterli olmadığını, hastanın önceden aydınlatılmamasının ayrı bir sorumluluk nedeni olabileceğini gösteriyor. Uygulamada tıbbi müdahaleden doğan tazminat davalarında onam formunun içeriği ve imza tarihi giderek daha fazla önem kazanıyor.

Kaynak: Hukuki Haber – Yargıtay 3. HD 2025/531 E., 2026/1285 K.

Bu haber 24 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanmıştır. Metindeki süreler, oranlar ve düzenlemeler o tarihteki mevzuatı yansıtır; sonradan değişmiş olabilir. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Hata bildirimi için iletişim.